Hava buz gibi soğuktu ama yine de çıktım dışarı biraz hava almaya ihtiyacım vardı. Kar yağıyor İstanbul'a. O kadar güzel ki seyrine doyum olmuyor ama binaların arasından, pencereler arkasından anlaşılabilecek bir şey değil. Kar tanelerinin üzerine düşüşünü hissederek, insanların üzerinden ve ağaçların üzerinden yağışını seyretmek inanılmaz güzel. Birde bu havada trene binmek harika. İçiniz kıpır kıpır oluyor sanki baharı karşılar gibi, kışı yaşadığını hissetmek de çok heyecan verici benim için.Ayrıca o güzel manzaranın resmini de çekemedim fotoğraf makinemi unuttuğum için.. anılarımla yetinmek zorundayım sanırım
Ama tam uzun süredir kendimi böyle hissetmedim derken içinizi karartan, ruhunuzu daraltan tam da arkada kalmaya başladı diye düşündüğünüz şey pat diye önünüze çıkar aniden. Beni aşmadan sana huzur yok der gibi.. Oysa ki sabah bu konuda olumlu kararlar almıştım kendimce ama olayın gelişinin emri vaki şeklinde olması, ve acil kararlar gerektirmesi beni yine ters yöne çıkmazlara itiyor bile bile geri çekiliyorum.. karanlık olduğunu biliyorum ama kendimi ve aptalca fikirlerimi aşamıyorum..
Bu arada kitabım bitti ama hayallerimi gerçekleştirecek gücü isteği kaybettim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder