The village/ Köy filmini seyrettikten sonra işte yaşamak istediğim yer böyle bir yer olmalı demiştim. Toplum hayatının kötü yönlerinden kaçmak isteyen ( kendi yaşadıkları kötü olaylardan etkilenerek) bir kaç aile girilmesi yasak olan bir vahşi parkın içine bir yerleşim yeri kuruyorlar. Teknoloji yok hayatlarında, herşey doğayla iç içe, insanlar sevecen tam yaşanılacak yer yani. Filmde bu kasabayı kuranlar, gençler dışarıya çıkmasın diye hayali yaratıklar uyduruyorlar onları korkutarak kasabanın sınırları içerisinde tutuyorlar yani. Bu fikre hayran kaldım ben birilerinin gönüllü olarak böyle bir yer oluşturmasını ve kendi seçimleriyle yaşadığı öyle bir yer olmasını çok isterdim ve tabi orada yaşamayı da isterdim. Birde "Yüzyılın Fırtınası" filmini seyrederken de aynı yalıtılmışlık duygusunu hissediyorsunuz, bu iki filmi seyretmenizi tavsiye ederim. ( Yüzyılın fırtınasında sonradan gelişen olan saçma olaylar, filmin beğendiğim kısmına dahil değil :) Sonuç olarak kendinizi çok farklı bir atmosferde hissediyorsunuz, çılgın kalabalıktan uzakta. Ama tabi ki insan olarak rahatlığı seviyoruz ve çok çabuk alışıyoruz rahat olan her şeye, kimsenin gönüllü olarak rahatlığından tamamen vazgeçeceğini sanmam. Her neyse sonuç olarak bu da benim çılgın projem gerçekleşmesi imkansız olanından. Ütopyam kısacası :)
Merak eden olursa filmin fragmanı. Köy / The village
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder