Kütüphaneleri çok seviyorum, siz yeter ki okumak isteyin size her türlü imkanı sunuyorlar ellerinden geldiği kadar elbette. Evdeki ilgimi çekmediği için okumadığım bir kaç kitap ve okuyamadığım bir iki kitap vardı bunlar insanı okumaktan soğutucu sebepler ama bir kütüphanenin size sundukları sınırsız ve hiç bir karşılık istemeksizin sunuyorlar bunu size.
Yüzüklerin efendisi serisini televizyondan yarım yamalak seyretmiştim. Ama liseden beri merak ettiğim bir kitabı vardı ; "Hobbit" Kütüphane ve ya kitapçıya girince aklıma özel bir isim gelmez genelde büyülenmiş şekilde önümdeki seçenekleri değerlendiririm ve daha önce yollarımız hiç kesişmedi Hobbit ile ta ki düne kadar :) Tesadüfen keşfettiğim bir kütüphanenin rastgele baktığım bir rafında denk geldim ona ve bir kütüphanede en kısa sürede seçtiğim kitap oldu. Ondan ne bekleyeceğimi bilmiyordum. Sadece aklımda Yüzüklerin Efendisi filminden karelerle merak ediyordum bunda neler var diye..
Henüz otuz sayfa okudum. En çok etkilendiğim yönü kitabın anlatım tarzı oldu. Sıcak bir masal dinler gibi hissettiriyor size ve düşündürüyor aynı zaman da ben çok etkilendim açıkçası. Kitabı bitirdikten sonra görüşlerimi yine yazarım bu ilk intiba :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder